Estetik Cerrahide Nanoteknoloji Devrimi

8 Ocak 2026 Saat: 12:44
Estetik Cerrahide Nanoteknoloji Devrimi
Estetik cerrahinin geleceği, vücudun kendi biyolojisiyle uyumlu çalışan rejeneratif yaklaşımlarda yatıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, estetik cerrahide yüz germe ve gençleştirme yöntemleri başarısının, artık

Modern yüz germe cerrahisinin en etkili ve ileri yaklaşımlarından biri olarak öne çıkan Derin SMAS Lift tekniğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Karacalar, yöntemin felsefesini şu sözlerle açıklıyor:

"SMAS, yumuşak dokuları destekleyen kritik bir anatomik yapıdır. Derin SMAS lift tekniğinde, cilt yüzeysel olarak gerilmek yerine, yüzün doğal yaşlanma sürecinde yer değiştiren derin dokuları anatomik planlarına uygun şekilde yukarı taşınır. Bu yaklaşım, yüz ifadesini koruyan, yapay görünümden uzak ve doğal bir gençleşme sağlar."

Karacalar, ileri cerrahi deneyim ve detaylı anatomik bilgi gerektiren bu tekniğin; orta yüz, yanaklar, çene hattı ve boyun bölgesinde daha etkili bir toparlanma sağlayarak yüzün genel dengesini ve konturunu güçlendirdiğini belirtiyor.

"Doğanın Kendi Nanoteknolojisi: Eksozomlar"

Cerrahi işlemlerin artık hücreler tarafından salgılanan ve çapları yaklaşık 30–150 nanometre arasında değişen eksozomlar ile desteklenerek daha ileri bir seviyeye taşınabildiğini ifade eden Prof. Dr. Karacalar, biyoteknolojik devrimi şöyle tanımlıyor:

"Eksozomlar, doğanın kendi nanoteknolojisidir. Hücrelerin milyarlarca yıldır kullandığı bu sistem, modern nanoteknoloji yaklaşımlarına ilham vermekte ve yeni nesil biyoteknolojik çözümlerin önünü açmaktadır."

Şekil Değişikliği ve Hücresel İyileşme Bir Arada

Yüz germe operasyonlarının şekil değişikliğine odaklandığını hatırlatan Karacalar, eksozom gibi rejeneratif yaklaşımların ise hücresel düzeyde iyileşmeyi destekleyerek cildin elastikiyetini, parlaklığını ve dayanıklılığını artırdığını söylüyor.

Bu entegre yaklaşımın avantajlarını özetleyen Prof. Dr. Ahmet Karacalar sözlerini şöyle tamamlıyor:

"Yüz germe ameliyatlarında sadece sarkmış dokuların toparlanması değil; eksozom sayesinde cildin elastikiyetinin artması, ince kırışıklıkların azalması ve cilt dokusunun gençleşmesi, elde edilen sonuçların daha uyumlu ve uzun ömürlü olmasını sağlıyor. Ayrıca cerrahi sonrası iyileşme sürecini hızlandırarak morluk, ödem ve komplikasyon risklerini azaltabiliyor. Bu durum hem hasta memnuniyetini artırıyor hem de estetik cerrahinin güvenlik profilini güçlendiriyor."

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız