
Nicolás Maduro’nun kaçırılmasının ardından Venezuela’da siyasi dengelerin değişmesi, küresel finans ve petrol devlerini harekete geçirdi.
Wall Street yatırımcıları olası yeniden yapılanma sürecini yakından izlerken, ABD yönetimi de ülkenin özellikle petrol sektöründe kapsamlı bir dönüşüm için Amerikan şirketlerini devreye sokmaya hazırlanıyor. Venezuela, hem yabancı sermaye hem de enerji devleri açısından iştah kabartıyor.
Wall Street’te bazı yatırımcılar, Nicolás Maduro’nun yakalanmasının ardından Venezuela’da doğabilecek yatırım fırsatlarını değerlendirmeye başladı.
Danışmanlık şirketi Signum Global Advisors’ın Başkanı ve eski Evercore yöneticisi Charles Myers, yeni yönetim altında ülkenin yabancı sermaye için cazip hale gelebileceğini söyledi.
Myers, Wall Street Journal'a verdiği röportajda, aralarında büyük hedge fonları ve varlık yönetim şirketlerinden yetkililerin de bulunduğu bir grupla Venezuela’ya gitmeyi planladığını belirtti. Finans, enerji ve savunma sektörlerinden yaklaşık 20 üst düzey ismin yer alması öngörülen ziyaretin mart ayında yapılması hedefleniyor. Program kapsamında yeni devlet başkanı, maliye, enerji ve ekonomi bakanları, merkez bankası başkanı ve Caracas Borsası yetkilileriyle görüşmeler planlanıyor.
Ziyarete katılacak isimleri açıklamayan Myers, Venezuela’da önümüzdeki beş yıl içinde yabancı yatırımcılar için 500 milyar ila 750 milyar dolar arasında yatırım fırsatı doğabileceğini öngördü.
Myers, “Venezuela’nın yeniden inşasına yönelik çok büyük bir ilgi var. Yeni hükümetin daha ilk günden doğrudan yabancı yatırımı teşvik etmesiyle ülke hızlı bir toparlanma sürecine girebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Diğer taraftan Trump dün akşam yaptığı basın açıklamasında, Maduro’nun kaçırılmasıyla sonuçlanan askeri operasyonun ardından Venezuela’nın çökmüş enerji altyapısının ABD’li petrol şirketleri tarafından yeniden inşa edileceğini söyledi.
Trump, Amerikan petrol devlerinin ülkeye girerek milyarlarca dolarlık yatırımla özellikle petrol altyapısını ayağa kaldıracağını ve bu harcamaların geri ödeneceğini belirtti.
Trump, ABD’nin finansal gücü ve sektör tecrübesiyle Venezuela’nın petrol endüstrisini eski parlak günlerine döndürmeyi hedeflediklerini ifade etti. “Dünyanın en büyük ABD’li petrol şirketleri gidecek, ağır hasar görmüş petrol altyapısını onaracak ve ülke için yeniden gelir üretecek. Harcadıkları parayı geri alacaklar” dedi.
Chevron, ABD’den aldığı özel lisansla Venezuela’da faaliyetlerini sürdürdüğünü ve gelişmeleri izlediğini açıkladı. ConocoPhillips ise küresel enerji arzı üzerindeki olası etkileri takip ettiklerini, ancak yatırım konusunda konuşmanın erken olduğunu belirtti. Exxon Mobil ise yorum talebine yanıt vermedi.
Hâlihazırda Venezuela petrolünün yaklaşık yüzde 20’sini üreten Chevron, yaptırımlar kapsamında aldığı muafiyetle ülkede en avantajlı konumda bulunan şirket olarak öne çıkıyor. Exxon ve ConocoPhillips ise 2000’li yıllarda yaşanan kamulaştırmalar sonrası ülkeden çekilmişti. Şirketler ayrıca milyarlarca dolarlık tazminat talebinde bulunuyor.
Uzmanlara göre, Venezuela’nın günlük üretimini birkaç ay içinde 150 bin varil artırması mümkün olsa da, 2 milyon varil seviyesine dönüş ancak kapsamlı yasal düzenlemeler ve uluslararası petrol şirketlerinden büyük ölçekli yatırımlarla mümkün.