Ortadoğu’da tırmanan gerilim ve sıcak çatışma ortamı, küresel piyasalarda deprem etkisi yaratmaya devam ediyor. İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Öğretim Üyesi Dr. Elif Kaya, savaşın ekonomik bilançosunu, piyasalardaki sert düşüşleri ve Türkiye'yi be


İran merkezli gelişmelerin dünya ekonomisine faturasını kapsamlı bir perspektifle ele alan İAÜ Öğretim Üyesi Dr. Elif Kaya, açıklamalarında şu kritik noktalara vurgu yaptı:
"Jeopolitik Riskten Çıktık, Maliyet ve Enerji Şokunun İçindeyiz"
Savaşın küresel tedarik zincirleri ve enerji piyasaları üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çeken Dr. Kaya, gelinen noktanın sadece siyasi bir kriz olmadığını belirtti. Kaya, "Artık jeopolitik risklerden çıkıp doğrudan bir maliyet ve enerji arzı şokuna doğru gidiyoruz. Enerji maliyetlerindeki sürekli artış, üretimi durduran veya yavaşlatan en büyük etkendir," diye konuştu.
"Enflasyonla Mücadele Darbe Aldı, Stagflasyon (Durgunluk) Tehlikesi Büyüyor"
Tüm dünyanın ve özellikle Türkiye'nin 2019'dan bu yana ciddi bir enflasyonist baskı altında olduğunu hatırlatan Dr. Kaya, savaşın bu mücadeleyi sekteye uğrattığının altını çizdi. Enflasyonun hem talep hem de arz (maliyet) yönü olduğunu söyleyen Kaya, durumu şu sözlerle özetledi:
"Talebi belli politikalarla baskılayabilirsiniz ancak yükselen enerji maliyetlerini kendi başınıza durduramazsınız. Savaşın başından bu yana enerji maliyetlerinde yüzde 40 ila yüzde 55 arasında artışlar gördük. Bu maliyet artışları fiyatları mecburen yukarı itecek. Üretimin yavaşlaması ve enflasyonun yüksek kalması bizi 'stagflasyon' dediğimiz, yani durgunluk içinde enflasyon olgusuna sürüklüyor. Merkez Bankalarının dezenflasyon süreci şu an ciddi bir sınav veriyor."
"Teknoloji ve Yapay Zeka Sektörleri Ağır Yara Alıyor"
Krizin sektörel bazdaki yıkıcı etkilerini de detaylandıran Dr. Kaya, Amerikan borsalarında yaşanan kayıpları örnek göstererek küresel piyasalardaki paniği vurguladı. Kaya, "Savaş dönemlerinde savunma ve enerji sektörleri güvenli liman olarak büyürken, yapay zeka ve yüksek teknoloji üreten sektörler ağır yara alıyor. Çünkü bu sektörlerin devasa bir enerji ihtiyacı var ve artan maliyetler büyümeyi yavaşlatıyor. Sadece S&P 500 endeksinde yüzde 1,5'luk bir düşüş yaşandı; bu da Amerikan borsalarında 700 milyar dolara yakın bir kayıp demek," ifadelerini kullandı.
"Savaş Bugün Bitse Bile Toparlanma En Az 3-4 Yıl Sürecek"
Tarihteki büyük ekonomik krizlerle bugünü kıyaslayan İAÜ Öğretim Üyesi Dr. Kaya, iyileşme süreçlerinin zaman alacağını söyledi. 1929 Büyük Buhranı'nın 12 yıl, 1974 Petrol Krizi'nin ise 6-7 yıl süren toparlanma evreleri olduğunu belirten Kaya, "İran krizinin tetiklediği bu şokun toparlanma sürecini 10-12 yıla yaymaktan ziyade 5-6 yıl içinde eski haline döneceğini öngörebiliriz. Ancak savaş bugün dahi bitse, ekonomilerin tam anlamıyla toparlanması en az 3 ila 4 yılımızı alacaktır," dedi.
"Yeni Dünya Düzeni Hızlanıyor: Türkiye Stratejik Merkez Olacak"
Kısa vadede tüm ülkelerin ekonomik olarak kayıp yaşayacağını ancak krizin uzun vadede fırsatlar barındırdığını vurgulayan Dr. Kaya, kurulacak "Yeni Dünya Düzeni"ne ve Türkiye'nin bu düzendeki yerine bilhassa dikkat çekti. Kaya, analizini şu öngörülerle tamamladı:
"Eğer bu süreç İran'ın lehine sonuçlanır ve ABD, Körfez'den çıkmak zorunda kalırsa, Körfez'deki enerji serbest kalacaktır. Bu da Rusya, Çin, İran ve Türkiye'nin başı çektiği yeni ortaklıkların, yeni askeri ve ticari koridorların oluşması demektir. Türkiye; bulunduğu coğrafya, kurduğu güçlü ortaklıklar ve ticaret rotalarındaki kilit pozisyonu itibarıyla bu yeni yapılanmada son derece avantajlı bir konumdadır. Kısa vadede enflasyon ve akaryakıt zamlarıyla zorlansak da, uzun vadede bu yeni dünya düzeni Türkiye'nin yükselişine sahne olacaktır."