NATO liderler zirvesi, bugün Ankara'da başlıyor. Zirve öncesi binlerce kişi gözaltına alındı, sokaklar makyajlandı. Peki şimdi ne olacak? Liderler hangi mesajları verecek?


NATO'nun 32 üye ülkesinin liderleri 7-8 Temmuz'da başkentte olacak. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in bu akşam NATO liderleriyle yapılacak yemekte yer alması bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney'i kabul etti.
Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ikili temaslarını sürdürüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda Kanada Başbakanı Carney ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.
Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky'yi taşıyan uçak, Ankara Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptı.
NATO Genel Sekreteri Rutte, NATO Ankara Zirvesi Sanayi Sanayii Forumu’nda, müttefiklerin Airbus’tan alacağı 12 adet A400 modeli uçakla hava gücü kapasitesini artıracağını duyurdu.
ABD merkezli Washington Post, Türkiye'nin gelişen savunma sanayii ve Başkan Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki yakın ilişki sayesinde NATO'daki konumunun güçlendiğini yazdı. Haberde, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma ihtimalinin, Avrupa ülkelerinin Türk savunma sanayiine ilgisini artırdığı belirtildi.
Japonya merkezli Nikkei Asia ise Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaparak ön plana çıktığını, savunma sanayiindeki üretim kapasitesiyle uluslararası alanda daha fazla dikkat çektiğini aktardı.
Haberde, Ankara'nın ABD, Avrupa ve Asya ile ilişkilerini güçlendirdiği değerlendirmesine yer verildi.
İngiltere merkezli Reuters, Türkiye'nin zirve sürecinde büyüyen savunma sanayii kabiliyetlerini öne çıkaracağını belirtti.
Katar merkezli Al Jazeera da NATO'nun birlik mesajı vermeye ve ABD'nin ittifaka yönelik değişen tutumuna uyum sağlamaya çalıştığı bir dönemde Türkiye'nin konumunu sağlamlaştırmayı hedeflediğini yazdı.
Zirvenin, Türkiye'nin hem NATO içindeki etkisini hem de bölgesel ve küresel krizlerdeki diplomatik rolünü daha görünür hale getirmesi bekleniyor.
Ankara'nın ev sahipliğindeki 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, transatlantik savunma üretimi ve yatırımlarının ön planda olacağı Savunma Sanayii Forumu'yla başladı.
ABD Başkanı Donald Trump, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara'ya hareket etti. Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşme, saat 15.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek.
Türkiye-ABD ilişkileri açısından önem taşıyan görüşmede, CAATSA yaptırımları, F-16 tedarik süreci ve F-35 programına ilişkin gelişmelerin başlıca gündem başlıkları arasında bulunması bekleniyor.
Kanada Başbakanı Mark Carney, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya geldi.
Carney'nin uçağı, Ankara Havalimanı'na indi.
Havalimanında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve yetkililer, Carney'yi karşıladı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, SETA Vakfı ile Münih Güvenlik Konferansı ortaklığında düzenlenen Müttefikler Ankara'da programı ile NATO Ankara Zirvesi marjında stratejik değerlendirmelerde bulundu. Küresel güvenlik zemininde yaşanan kırılmaları işaret eden Güler, İttifak'ın kritik bir kavşakta olduğunu belirterek Avrupa ülkelerinin üstlenmesi gereken görevleri anımsattı.
Tarihsel süreç boyunca değişen koşullara ayak uydurarak varlığını sürdüren NATO'nun gelişim haritasını üç temel periyot halinde nitelendiren Bakan Güler, Soğuk Savaş yıllarını NATO 1.0, Balkanlar'daki istikrarsızlıklar ve terör örgütleriyle mücadele kesitini NATO 2.0 şeklinde sınıflandırırken, 2014 sonrasındaki süreci şu ifadelerle aktardı:
"2014 yılından bu yana konvansiyonel savaş kademeli olarak NATO sınırlarına kadar gelmiş, yeni büyük güç rekabeti ve aynı zamanda eş zamanlı bölgesel krizler bizi yeni bir aşamaya, yani NATO 3.0 dönemine taşımıştır. Bu sürecin temel sınaması, NATO'nun krizleri yönetme kabiliyetini koruyarak güvenilir kolektif savunmayı yeniden tesis edebilmesidir."
Ukrayna sahasındaki çatışmalar ile İran, İsrail ve ABD düzleminde yaşanan son askeri gerilimlerin dünya çapındaki etkilerine değinen Güler, kıta Avrupası'nın geleneksel savunma hatlarında sorumluluk alması gerektiğini kaydetti. Sadece finansal kaynakları artırmanın amaca hizmet etmeyeceğini bildiren Bakan Güler, mevcut manzarayı şu sözlerle özetledi:
"Böylesine kritik bir dönemde Avrupalı müttefikler daha fazla sorumluluk üstlenmelidir. Ancak bu yalnızca daha yüksek bütçe rakamlarıyla gerçekleştirilemez. Savunma harcamaları hazır birliklere, eğitimli personele, mühimmata, dayanıklı lojistik sistemlere, bütünleşik komuta yapılarına ve muharebe edebilir kuvvetlere dönüşmelidir."
Külfet paylaşımının sadece maliyetle değil, sahadaki operasyonel riskler ve acil durumlarda görev alabilme becerisiyle değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Güler, Türkiye'nin sahip olduğu askeri potansiyele atıfta bulundu. Güler, üye ülkelere yönelik şu net tespiti paylaştı:
"Avrupa'nın büyük bölümü Soğuk Savaş sonrasında silahlı kuvvetlerini küçültürken, Türkiye aynı yolu izlememiştir. Türkiye büyük, profesyonel ve faal bir kuvvet yapısını muhafaza etmiş, hazırlık seviyesini artırmış ve zorlu ortamlarda harekat icra etme kabiliyetini korumuştur. Bazı müttefikler birliklerini yeniden teşkil etmeye, personel temin etmeye ve stoklarını yenilemeye çalışırken, Türkiye mevcut yapıları ve operasyonel bilgi birikimi sayesinde derhal katkı sağlayabilmektedir."
Türkiye'nin 1952 yılından beri İttifak için sadece coğrafi bir sınır hattından ibaret olmadığını, sahada aktif rol oynayan ve risk üstlenen bir aktör olduğunu ifade eden Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harekat gücüne vurgu yaptı. Türkiye'nin Kosova'dan Karadeniz'e, Akdeniz'den Baltık coğrafyasına uzanan geniş bir alanda krizlere müdahale ettiğini hatırlatan Güler, açıklamalarını şu soruyla tamamladı:
"Mevcut dönemde NATO'nun önündeki temel soru şudur: NATO siyasi taahhütlerini ne ölçüde ve ne kadar hızlı bir şekilde somut askeri kabiliyetlere dönüştürebilecektir? Savunma harcamalarının artırılması önemlidir. Ancak yapılan harcamalar tek başına caydırıcılık üretemez."
36'ncı NATO Liderler Zirvesi kapsamında paylaşım yapan Dışişleri Bakanı Fidan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye, İttifak'ın geleceğini belirleyecek bu kritik anda NATO üyelerini ağırlamaya hazır.” ifadelerini kaydetti.
Başkentteki kritik zirvede kararlaştırılacak adımların, güncel krizlerin çözümünün ötesine geçerek gelecek yıllar için Euro-Atlantik güvenlik ortamını şekillendireceğini vurguladı.
Fidan, “Tehditler çok boyutlu ve daha karmaşık hale geliyor. Geleneksel ölçütler bu gerçeği artık yansıtamıyor. Önemli olan konuşlandırılabilir yetenek, endüstriyel kapasite ve operasyonel hazırlık.” açıklamalarında bulundu.
Ankara buluşmasının küresel gerçeklikler doğrultusunda İttifak'ın dönüşüm sürecine rehberlik edeceğini bildiren Fidan, "Ankara Zirvesi, İttifak'ı karşı karşıya olduğu dünyaya yapısını uyumlu hale getirmede yönlendirecek. Türkiye'nin amacı net: Daha uyumlu, daha yetkin ve daha dirençli bir İttifak." sözlerine yer verdi.
Trump yönetimi, Avrupa'nın savunma yatırımlarını artırmasını ve kıtanın savunmasında birincil sorumluluğu üstlenmesini talep ediyor. Yetkililer, liderlerin savunma harcamaları hedeflerindeki ilerlemeye, savunma sanayi üretiminin artırılmasına ve "yük paylaşımının" ABD'den Avrupa'ya nasıl kaydırılacağına odaklanmasını bekliyor.
Avrupalı liderler, Trump'a geçen yıl Lahey'deki zirvede verdikleri sözü yerine getirdiklerini göstermeyi hedefliyor. 2035'e kadar gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5'ini savunma ve savunmayla ilgili harcamalara ayırma taahhüdüne ilişkin bilgiler zirvede paylaşılacak. Ancak Trump'ın yüzde 5 kuralını reddetmesi nedeniyle hedef aldığı İspanya, bu önleme karşı tutumunu koruyor.
Avrupalı yetkililer, İran savaşı ve Trump'ın Avrupa hükümetlerinin bu konudaki tutumuna duyduğu rahatsızlığın zirveyi gölgelemesinden endişe ediyor. Zirve bildirisinde liderlerin, "müttefiklerin İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineleyeceği ve İran'ı Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağıracağı" ifadeleri yer alması bekleniyor.
Ankara'da ayrıca NATO dışişleri bakanlarının Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden mevkidaşlarıyla bir araya gelmesi ve Ukrayna Dışişleri Bakanı ile AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile akşam yemeği görüşmesi yapması planlanıyor. NATO savunma bakanları da Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore'den bakanlarla görüşmeler gerçekleştirecek.
NATO liderler zirvesi öncesi Ankara'da adeta OHAL ilan edildi. Binlerce kişi şafak operasyonuyla gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında birçok gazeteci, akademisyen, sendika temsilcisi ve sivil toplum kuruluşlarından üyeler gözaltına alınarak tutuklandı. Zirve öncesi Ankara'da altyapı, yol bakım ve onarım çalışmaları ile binalara makyajlama yapılması tepki çekmişti.