Televizyon güvenilirliğini korusa da izleyici alışkanlıkları kökten değişiyor. Deneyimli yönetmen Selçuk Esen sosyal medyanın izleyicideki sabır eşiğini saniyelere indirdiğini belirterek “Genç izleyici televizyondan kopmadı sadece beklemeyi bıraktı.


RTÜK tarafından gerçekleştirilen “Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması” Türkiye’de ekran başında geçirilen sürenin ve medya tercihlerinin dikkat çekici boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Araştırmaya göre Türkiye genelinde günlük ortalama televizyon izleme süresi 3 saat 43 dakika olarak belirlenirken bu süre 65 yaş ve üzeri grupta 5 saat 16 dakikaya kadar çıkıyor. Televizyon ve dijital medya alanında 10 yıllık deneyime sahip Yönetmen Selçuk Esen ise bu veriler ışığında televizyonun geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulunarak asıl dönüşümün teknolojiden ziyade izleyici alışkanlıklarında yaşandığını vurguladı. Televizyonun dijital medya karşısında yenildiği yönündeki görüşleri değerlendiren Selçuk Esen “Televizyon ölmüyor ama izleyici çok net bir şekilde değişti. Artık insanlar yayın saatine göre hayatını planlamıyor. Ne izleyeceğine ne zaman ve ne kadar izleyeceğine kendisi karar veriyor” dedi.
“Rekabet platformlar değil refleksler arasında”
Selçuk Esen “Eskiden izleyici kendisine sunulanı izlerdi. Bugün ise içerik izleyiciye uyum sağlamak zorunda. Bu kural hem dijital hem de geleneksel televizyon için geçerli. İzleyici içeriğe saniyeler içinde karar veriyor. İlk birkaç saniyede bağ kuramayan içerik platformu ne olursa olsun kaybediyor. Bu refleks sosyal medyada oluştu ancak artık tüm ekranlara yayıldı" ifadelerini kullandı.
“Genç izleyici televizyonu değil, beklemeyi reddetti”
Özellikle Z kuşağı ve genç izleyici kitlesinin televizyondan koptuğu yönündeki iddialara da değinen Selçuk Esen, durumun bir reddedişten ziyade bir "hız" beklentisi olduğunu söyleyerek
değerlendirmelerini şöyle sonlandırdı: “Genç izleyici televizyonu tamamen bırakmadı. Sadece ‘saat 20:00'da başlar' fikrini kabul etmiyor. Onlar için içerik, ihtiyaç duydukları anda orada olmalı. Öte yandan, bu bir kamera ya da platform meselesi de değil. Bu, izleyiciyi anlama meselesi. Önümüzdeki dönemde tartışma 'televizyon mu, dijital mi?' sorusundan uzaklaşarak, her bir ekran için doğru anlatım dilini kurma noktasına evrilecek.”