Bayğaralar suç örgütü dosyasında yaşanan dikkat çeken tahliyelerin ardından başlatılan HSK soruşturmasında, "rüşvetle serbest kalma" iddiaları yeni tanık ifadeleriyle sarsıcı bir boyuta ulaştı. Dosyaların hep aynı hakime düşmesi ve yüz binlerce dolar


Gerçekgündem'den Seyhan Avşar'ın haberine göre, Bayğaralar suç örgütüne yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan isimlerin, avukatlar aracılığıyla ödeme yaparak tahliye olduklarına dair haberinin ardından Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) harekete geçti. Yetkililer, soruşturmanın geniş kapsamlı sürdürüldüğünü belirtirken, dosyaya giren yeni ifadeler "tahliye borsası" çarkının nasıl işlediğini gözler önüne serdi.
Adana’da düzenlenen operasyonlarda; "Görevi yaptırmama için direnme", "Kumar oynanması", "Vahim silah bulundurma" gibi ağır suçlardan gözaltına alınan bir gruptan, iddiaya göre "pazarlık" yapan 3 isim adli kontrolle serbest bırakılırken, ödeme yapmayan diğer isimler tutuklandı. Bu süreçteki para trafiğinin telefon tapelerine de yansıdığı belirtildi.
Dosyadaki en çarpıcı detay ise tutuklama kararlarına yapılan itirazların adresi oldu. Bayğaralar dosyasından tutuklanan Mehmet Bucak, Resul Atik, Fatih Erçel ve Vedat Çelik gibi isimlerin dosyalarının, her seferinde aynı sicil numaralı Adana Sulh Ceza Hakimi M.E.’nin önüne düştüğü ve bu hakimin tutuklama kararlarını kaldırdığı tespit edildi.
Tahliye edilen isimlerden Mehmet Çelik’in 29 Nisan 2026’da HSK müfettişlerine verdiği ifade, rüşvet çarkının işleyişini açıkça tarif etti. Çelik, tahliye süreciyle ilgili "Tahliye için önce 85 bin dolar verildi. Bu para, sekreterim Ayşe Kılıç tarafından döviz bürosundan alındı ve avukat Kasım Yaraşır aracılığıyla dönemin hakimi M.E.’ye ulaştırıldı. Bu ödemeden 18 gün sonra tahliye edildim." iddialarında bulundu.
Mehmet Çelik’in ifadelerine göre, suç örgütü üyelerinin tahliyesinde farklı tarifeler uygulandı.
İddiaya göre Mehmet Bucak 100 bin dolar, Mehmet Çelik 85 bin dolar, Resul Atik 50 bin dolar gibi farklı tarifeler uygulandı.
Denetimli serbestliği ihlal ettiği için tekrar tutuklanan Çelik, bu kez serbest kalması için babasından 200 bin dolar talep edildiğini söyledi. Ayrıca 2024 yılında kardeşi İbrahim Çelik için de benzer bir operasyonda 46 bin dolar ödendiğini ve dosyanın yine Adana Sulh Ceza Hakimliğine "düşürüldüğünü" iddia etti.
HSK Teftiş Kurulu tarafından kayıt altına alınan bu ifadeler ve dosyaların hep aynı mahkemede toplanması, yargıdaki usulsüzlük iddialarını soruşturmanın merkezine taşıdı. Soruşturma devam ediyor.