Günümüzde tüketim hızının doruk noktasına ulaştığı bir dünyada, “atık” kavramına bambaşka bir pencereden bakan isimler, bize hem sanatı hem de doğaya saygıyı yeniden hatırlatıyor. Bu isimlerden biri de sıradan nesnelere ruh katan, elindeki atık malze


Perihan hanım için bir gazete kağıdı sadece dünün haberi, boş bir cam şişe sadece bir çöp ya da bir karton kutu sadece bir ambalaj değil. O, çoğu insanın yanından geçip gittiği, işlevini yitirdiğini düşündüğü her materyali, titiz bir işçilik ve sınırsız bir hayal gücüyle sanat eserine dönüştürüyor.
Onun ellerinde şekil alan objeler, sadece birer dekoratif eşya olmanın ötesinde; birer sürdürülebilirlik hikayesi anlatıyor. Perihan Hanım’ın dünyasında:
Gazete Kağıtları: İnce ince örülerek sağlam sepetlere, zarif heykelciklere veya duvar panolarına dönüşüyor.
Cam Şişeler: Renklerin ve dokuların dansıyla evlerin en şık köşelerini süsleyen vazolar haline geliyor.
Karton Kutular: Kimi zaman nostaljik bir evin maketi, kimi zaman ise fonksiyonel birer saklama kutusu olarak yeniden hayat buluyor.
Bu çalışmalar sadece birer hobi değil; aynı zamanda büyük bir sabır ve teknik bilgi gerektiren birer zanaat. Perihan Hanım, atık malzemelerin dokusunu bozmadan onlara nasıl yeni bir kimlik kazandırılacağını ustalıkla sergiliyor. Onun bu yeteneği, çevresindekilere de ilham vererek “atmamayı, değerlendirmeyi” ve üretmenin verdiği o eşsiz hazzı aşılıyor.
Perihan Hanım’ın kurduğu bu renkli ve anlamlı dünya, aslında hepimize şu mesajı veriyor: Güzellik, bazen en beklenmedik yerlerde, bir kenara atılmış bir kağıt parçasında gizlidir. Önemli olan, o güzelliği görecek göze ve onu işleyecek ellere sahip olmaktır.
Kendi dünyasını atıklarla ilmek ilmek işleyen Perihan Hanım, hem doğayı koruyor hem de estetiğin ham maddesinin pahalı malzemeler değil, saf yetenek olduğunu kanıtlıyor