CHP’nin 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ilk kez yandaş Sabah gazetesine röportaj verdi. Kılıçdaroğlu, CHP'ye sert eleştirilerde bulunurken, röportajı kurultay sürecinin olduğu vakitte vermesi ise manidar oldu.


22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan kurultay ile CHP’nin 7’inci Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, ilk kez yandaş Sabah gazetesinde bir röportaj verdi. CHP'nin şu anda kurultay sürecinde olduğu vakitte Kılıçdaroğlu'nun röportajı vermesi ise manidar oldu.
Sabah’a verdiği röportajda Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'ye yönelik sert eleştirilerde bulundu. Sosyal medya üzerinden gelen eleştirilere yanıt veren Kılıçdaroğlu şunları dile getirdi:
“Tehditlerden ve linçlerden korkup geri adım atacak bir siyasetçi olsaydım; Artvin Şavşat'ta uzun namlulu silahlarla suikasta uğrayıp kucağımda şehit verdiğimde, Ankara Çubuk'ta şehit cenazesinde bizi diri diri yakmak istediklerinde, önüme kurşun atıldığında ve defalarca kez saldırılara uğradığımda geri adım atardım. Yetimin, garip ve gurebanın hakkını savunmak hepimizin olduğu gibi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 25.5 milyon oy almış biri olarak en çok benim görevim. Ben de eleştiriye açığım ama hakaret etmek başka bir durum. Sosyal medyadaki hakaretleri görünce, kendimden çok hakaret edenlerin düştüğü duruma üzülüyorum açıkçası. Hodri meydan! Sahte hesaplarla ve organize linç girişimleriyle geri adım atmam. Ben doğruları söyledim; eğer bir itirazları varsa, gerçek kimlikleriyle ortaya çıkıp söylesinler.”
‘Yolsuzluk ve rüşvet sarmalı zehirlidir’ diyen Kılıçdaroğlu İBB iddianamesine ilişkin ‘arınmalı’ çıkışında bulunarak, “Hamasete ve kuru gürültüye gerek yok. Videoda da belirttiğim gibi, Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleri ile anılmaz, bunlarla bir araya gelemez. Üzerinde iftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yol alamaz, derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir” dedi.
Bu sorunun tek muhatabının CHP olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Yıllarca söyledim; biz hesap vermekten korkmayız ama hesap sormasını da biliriz. İktidar, CHP'nin yolsuzluk iddialarının üstüne tabii ki gidebilir ama kendi belediyeleri, bürokratları ve kendisi de bu alanda hesap vermek zorundadır. Yolsuzluğa bulaşan kim varsa hesap vermek zorundadır. Bu devlet, yolsuzluğa bulaşan kim varsa makamına ve konumuna bakmadan, sağ kolu olsa kesip atmak, sol gözü olsa oyup çıkarmak zorundadır. Başka türlü millet düze çıkamaz” ifadelerini kullandı.
İftira atanlar hakkında ise ‘derhal hesap sorulmalı’ diyen Kılıçdaroğlu, “CHP, hakkında iftira atan kişiler hakkında derhal hem suç duyurusunda bulunmalı hem de iftira davası açmalı. Geçmişte bazı çalışma arkadaşlarım hakkında da yolsuzluk iddiaları olmuştu. Parti içinden iddiaları araştırmak için arkadaşlarımı görevlendirmiştim. O zaman da aynı şeyi söyledim. Aklanıp siyasete dönmeliler” şeklinde konuştu.
CHP'de ihraç edilen isimler hakkında da konuşan Kılıçdaroğlu, “Siyasetçiler eleştiriye açık olmalı. Hakaret olmadığı müddetçe eleştiriye tahammül edilmeli” dedi. CHP, komisyonun adaya gidecek heyetine üye vermemesine de değinen Kılıçdaroğlu şunları dile getirdi:
“Devletler planlarını günlük, haftalık hatta yıllık süreler üzerine yapmazlar. Buradaki konu, komisyon veya adaya ziyaret değildir. Suriye başta olmak üzere Ortadoğu coğrafyasındaki diğer ülkelerde yaşayan kardeşlerimizi devletimize karşı kullanmak için birçok planı olan emperyal güçlerin tehlikesini boşa düşürmektir. Cumhuriyet Halk Partisi bu konu ve tehlike üzerine bir yol haritası çizmeli ve milletimize anlatmalıdır. Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin çözüm sürecinde CHP istikamet çizici olmalıdır..
Şunu açıkça ifade edeyim; bu süreç gündelik siyasetin malzemesi dışında olmalıdır. Bu süreç aynı zamanda devletin güvenlik bürokrasisinin doğrudan içinde olduğu ve yönettiği bir süreçtir. Son olarak şunu ifade etmek isterim: Her kim bu devletin zararı niyetiyle tek bir adım atmış, her kim bu milletin parasından tek kör kuruş kursağından geçirmiş ise; Allah belasını versin! Milletimiz kimin ne olduğunu biliyor.”