Kadıköy’deki bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi, yürek yakan bir detayı anlattı. Söz konusu detayı ilk kez anlattığını belirten Minguzzi, “Bir anne bunu yüreğinde nasıl taşıyabilir?” dedi.


İstanbul Kadıköy’de tartışma yaşadığı bir grubun bıçaklı saldırısı ile hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi’nin katil zanlıların yargılaması devam ediyor. Yargılama süreci Türkiye’de ‘suça sürüklenen çocuklar’ tartışmasının büyümesine neden oldu.
Yargılama sürecinde sanık yakınlarının acılı aileye tehditleri yükselirken konuyla ilgili soruşturma açıldı.
Henüz 14 yaşındayken Kadıköy’ün göbeğinde uğradığı saldırıda hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi, bir detayı ilk kez anlattı.
Minguzzi, oğlunun yoğun bakımda yattığı günlerde meydana gelen bir morluğu fark ettiğini ve bunu doktora sorduğu söyledi. Minguzzi, doktorun yanıtın anlatırken “Günlerce kulağındaki o izi düşündüm. Ama kimse bana alnındaki morluğu unutturamazdı. Çünkü o morluk, evladımın çektiği acının sessiz tanığıydı” dedi.
Yasemin Minguzzi’nin paylaşımı şöyle:
“Şimdiye kadar hiç anlatmadığım bir detay var... Ahmet’i yoğun bakımda gördüğümde gözlerim doğrudan alnındaki morluğa takıldı. O morluğun neden olduğunu biliyordum. İşte o an, nefes alamadım, konuşamadım, sadece baktım...
Evladımın yüzüne, bana bir daha gülümseyemeyecek olan yüzüne. Sonra kulağında küçük bir yara gördüm. Doktora sordum: “Bu nedir?” Dediler ki, “Başı uzun süre sol tarafa yatık kaldığı için oluşmuş, annesi.” O küçücük yarayı duyduğumda bile içim kan ağladı.
Günlerce kulağındaki o izi düşündüm. Ama kimse bana alnındaki morluğu unutturamazdı. Çünkü o morluk, evladımın çektiği acının sessiz tanığıydı. Şimdi size soruyorum; ben kulağındaki küçücük yara için kahrolurken, alnındaki o morluğu görünce neler hissetmiş olabilirim?
Bir anne yüreği bunu nasıl taşıyabilir? O gün Ahmet’in alnındaki morluk sadece onun bedeninde değildi; benim ömrüme vurulmuş bir mühürdü.
O an kalbim kırılmadı, paramparça oldu. Ve o parçalar hâlâ yerinden toplanamadı. İsmini dile getirmek istemiyorum, son bayramın olur inşallah.”
