GÜNCEL

Müsavat Dervişoğlu grup toplantısında konuşuyor

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu partisinin grup toplantısında konuşuyor. Dervişoğlu'nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek "Gördüğüne bakmaya yüzün mü yok, utanıyor musun sayın Erdoğan?" ifadeleri dikkat çekti.

6 Mayıs 2026 Saat: 11:10
Müsavat Dervişoğlu grup toplantısında konuşuyor
Müsavat Dervişoğlu grup toplantısında konuşuyor

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin dünkü grup toplantısında terörist elebaşı Abdullah Öcalan için yaptığı “Öcalan Barış Süreci Koordinatörü olsun” çağrısı gündemdeki yerini koruyor. İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun Bahçeli'ye vereceği yanıt merak ediliyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun açıklamalarından önemli başlıklar şöyle;

-Hakikatın çarpıtıldığı yerde vatandaşın geleceği de karartılır. Dev işsiz ordusu gündemdeyken yüzde 8'lik bir işsizlikten bahsediyorlar. Milyonlarca fidan geleceğine inancını yitiriyor.

-Türkiye genelinde icra dosyaları 24 milyon. Bu sıradan bir borç olmanın çok ötesinde. Geleceğimizi ipotek altına alan ağır bir yüktür.

"İNSAN İÇİNE ÇIKACAK DURUMLARI OLMADIĞI İÇİN..."

-İnsan içine çıkacak durumları olmadığı için yurt dışında esnaf ziyareti yapıyorlar. Yüzlerce fabrika ya satılık ya kiralık. Bir fabrika finansmana ulaşamadığı, borçlarını ödeyemediği, ürettiğini satamadığı için satılır.

"25 YILLIK BU SANAT ESERİNİN FAALİ KİM SAYIN ERDOĞAN?"

-Nüfus ve doğurganlık azalıyor. O yanındaki emredersiniz tayfasına izin ver de vatandaşa bir bak. Önmeler, paketler açıklıyorsun. Boşanmalar artmış, evlilik oranları düşmüş, Adrese teslim ihalelerden yandaşları zengin etmekten nefes almaya fırsat bulamamışsınız.

"UTANIYOR MUSUN SAYIN ERDOĞAN?"

-25 yıllık bu sanat eserinin faali kim sayın Erdoğan. Bu millet kimden hesap soracak biliyor musun?

-Gördüğüne bakmaya yüzün mü yok, utanıyor musun sayın Erdoğan? Soruyorum sana...

-"Dediğimiz dedik, çaldığımız düdük" diyorlar. Anayasadaki eksiklik nedir de dilinize doladınız... Güce tapınmaktan vazgeçin.

"ASGARİ ÜCRETE TEMMUZDA ARA ZAM YAPILMASI ZORUNLULUKTUR"

-Masa başında uydurulan enflasyon hedefleriyle milleti uyutacaklarını sanıyorlar. Barındığımızı evin kirası birkaç yılda 3'e katlandı. Hayali oranlar milletin tenceresini kaynatmıyor. Kendi gısanı üretemezsen hiçbir ürünü ucuza alamazsın. Bu yangın yerinde çağrımızı tekrarlıyoruz. Asgari ücrete temmuzda ara zam yapılması insani bir zorunluluktur.

-Türkiye 2 alanda önde. Biri enflasyon diğeri de yabancı ülkelere yardım ve hibeden. Dünyanın yozlaşma ve yolsuzluk sıralamsında da birinciyiz... Bu milletin kursağına el uzatanlardan bunu söke söke alacağız.

"VERGİ MALİ GÜCE GÖRE ALINIR"

-Vergi mali güce göre alınır. Bu ülkede haksız kazançtan önce emeklinin, orta direğin cebine çökmektedir. Gelir vergisinin yüzde 3'ü ücretlinin cebinden alınıyor. Bu orta direğin infaz edilmesidir. Gelir vergisinde çalışanın yıllık kazancı arttıkça bir üst seviyeye çıkar. Gelişmiş ülkelerde bu durum böyledir. Bugünkü sistemin sonucu 100 TL Maaş alan bir çalışan 60 bin TL gelir vergisi ödüyor. Bu aylık 5 bin lira kayıp demek. Bunun adı çalışanın maaşına pusu kurmaktır.

-Biz buna razı değiliz. Vergi sistemi çalışan için 2. bir enflasyon canavarı olmamalı.

"BİRTAKIM GAZETECİ GÖRÜNÜMLÜ SİYASİ APARATLAR..."

-Son 2 senedir, televizyon kanallarının akşam yayınlarında sürekli kulis haberleriyle ülke siyaseti dizayn edilmektedir. Birtakım gazeteci görünümlü siyasi aparatlar için mutlak butlan davası, ikiyüzlülüğün son dönemlerdeki ekmek kapısı olmuştur.

-Çünkü bu kimseler ne partili siyasetçi, ne de basın emekçisi gazetecidir. Sabah “mutlak butlan” kararıyla uyanmakta, gece “mutlak butlan” kararıyla uyumaktadır.

"SAYIN ÖZGÜR ÖZEL’E BİR ÇAĞRI YAPMIŞTIM..."

-Bu kürsüden aylar önce, Sayın Özgür Özel’e bir çağrı yapmıştım. O masa sizi kurtarmayacak, Hepimizi Türk Milleti ile ittifak kurtaracak demiştim. Gelin, geçmişten dersler çıkartarak, Birlikte mücadele edelim ve bu otoriter yönetimi mağlup edelim demiştim.

-Masadan kalktıkları anda yanlarında bizi bulacaklarını söylemiştim. Halen bu sözlerimin arkasındayım. Sözlerimin önü arkası aynıyla budur. Türk Milletinin egemenliği ve Cumhuriyet’in ihyası dışında bir kavgamız yoktur.

-Bununla birlikte, iktidarın, muhalefeti topyekûn imha etme stratejisinin, sadece bir seçim zaferini amaçlamadığını, Aynı zamanda tek adamlık sürecinin kendileri açısından gerekli bir adımı olduğunu görüyoruz.

-Sırf parti içi iktidarlarının hesabını yaptıkları için bunu zerre umursamayan ve buna payanda olanları da açıkça yadırgıyor ve kınıyorum. Aklı başında dediğimiz nice koca koca isim, iş takibi yapmaktan, memleket takibini unutmuş haldedir.

-Demokrasi, kendi belirlediğiniz rakiplerinize karşı kazandığınız bir gölge boksu değildir. Demokrasi, kazanabilmek için, Sizden daha kötü bir rakibe ihtiyaç duyduğunuz değil, Siz, rakibinizden daha iyi olursanız kazabileceğiniz bir rejimdir.

-Allah aşkına, son 2 senedir Türkiye’yi soktuğunuz bunalımın bir farkına varın. İmamoğlu’nu tutuklayarak, kendi başlattığınız ekonomi programının altına dinamit döşediniz, Mansur Bey’in üzerinde baskıyı arttırarak, Sadece muhaliflerin değil, Kendi seçmeninizin de yargıya güvenini iyice tükettiniz.

-Sayın Erdoğan, siz de siyasi kariyeriniz boyunca atlattığınız bütün badirelere rağmen, halkın desteği ve onayıyla ayakta kaldınız. Sizi koruyan en kalın zırh, halkın teveccühü oldu.

-Halkın desteği sayesinde ittifaklar kurup ittifaklar bozdunuz. Bürokrasiyi, medyayı, iş dünyasını, sivil toplumu demir bir yumrukla yönetirken, bunu hep milli irade söylemine dayandırdınız. Çünkü rakiplerinize kurduğunuz üstünlük, size meşruluk sağladı.

"ÇÖZÜM SÜRECİ ADI ALTINDA..."

-Çözüm süreci adı altında, Terör örgütü ile masaya oturmanın Sadece bir ihanet projesi olmadığını, Aynı zamanda fiili olarak gerçekleşmesi mümkün olmayan Bir senaryoya da bel bağladığını bir buçuk senedir anlatmaya çalışıyorum.

-Kimin bizden hangi manşeti aldığı, Bizim neyi anlattığımız gerçeğini değiştirmez. Sözlerimiz oradadır, yaklaşımımız bellidir. Yurttaşlık, kardeşlik ve Cumhuriyetten başka bir şey söylemedik, söylemeyiz.

-Geldiğimiz noktada partimiz haklı çıkmıştır. Sözde münfesih terör örgütünün sözcüleri, Sürecin donduğunu Ve bütün silahları bırakmanın söz konusu olmadığını söylemektedir.

-Bunlar satır arası yorumlar değil, ayan beyan açık haberlerdir. Ayrıca devletin raporları da bu yöndedir.

-Öcalan’ın, Suriye’de yaptığı özerk yönetim planları, Şam hükumetinin askeri operasyonları neticesinde çökmüştür. İran’da ise, PKK bağlantılı gruplar, Devam eden savaşı bir fırsat olarak görmüştür. Öyle ki, bırakın silah bırakmayı, Trump’ın iddiasına göre, İran’a gönderilen silahlara dahi el koymuşlardır.

-Yani, Öcalan’ın İran’da da bir hükmü yoktur. Ve son olarak, Öcalan, Türkiye PKK’sını da ikna edememiş, Kandil de Öcalan’ın statüsüne yönelik bir adım atılmadıkça, Süreci dondurma kararı almıştır. Çünkü beklenen gerçekleşmemiş, İran düşmemiştir.

-Yeni Büyük Ortadoğu Projesinin meşruiyet pazarında, Terörist başına da statü aranmaktadır. Sürecin tetikçisi başka tekliflere açık olduğunu da söyleyerek diyor ki; Abdullah Öcalan Barış süreci ve Siyasallaşma koordinatörü olsun...

AYRINTILAR GELİYOR...

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Bidünya Haber | Dünya ve Türkiye Gündemine uzak kalmayın. Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑