GÜNCEL

Saray’da sır gibi saklanan plan: Erdoğan sonrası için şok uyarı!

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Parti Sözcüsü Turhan Çömez, AKP içindeki olası “Erdoğan sonrası” döneme ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

31 Ağustos 2025 Saat: 11:50
Saray’da sır gibi saklanan plan: Erdoğan sonrası için şok uyarı!
Saray’da sır gibi saklanan plan: Erdoğan sonrası için şok uyarı!

İYİ Parti Sözcüsü Turhan Çömez, AKP içindeki siyasi yapıyı ve olası Erdoğan sonrası dönemi değerlendirdi. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Tayyip Erdoğan neyi işaret ederse onu desteklerim” sözünü yorumlayan Çömez, AKP’de demokratik bir kültürün bulunmadığını, bunun yerine biat anlayışının hakim olduğunu söyledi.

"İKİ YAPI ARASINDA DERİN UÇURUM"

Çömez, parti teşkilatlarının halktan kopuk olduğunu, genel merkezle sahadaki yapı arasında derin uçurumlar bulunduğunu belirtti. AKP içinde gruplaşmaların ve sarayla genel merkez arasında ayrışmaların yaşandığını ifade eden Çömez, Erdoğan sonrası için kapalı kapılar ardında hazırlıkların sürdüğünü dile getirdi.

mez.jpg

Süleyman Soylu’nun açıklamalarının, parti içindeki karşı kliklere karşı bir mesaj niteliği taşıdığını belirten Çömez, Soylu’nun hem Bahçeli’ye yakın durarak hem de Erdoğan’a bağlılık göstererek siyasi pozisyonunu korumaya çalıştığını öne sürdü.

Erdoğan’ın mevcut anayasa çerçevesinde yeniden aday olmasının mümkün olmadığını hatırlatan Çömez, erken seçim ya da anayasa değişikliği gibi senaryolarla bu engelin aşılabileceğini söyledi.

Asıl tartışmaların 2026 yılında başlayacağını belirten Çömez, Erdoğan’ın geçmişteki hatalardan ders çıkararak görevi en güvendiği aile bireyine devretme ihtimali üzerinde durarak şöyle konuştu:

İktidar sahadan kopmuş durumda. Yani sahadaki teşkilatlarıyla iktidarın millet arasında derin bir uçurum var. Ve o teşkilatlar sahada olup biteni uzaktan el yordamıyla fark ediyor. Bunu milletvekillerine veya parti yöneticilerine aktaramıyor. Onlar zaten gerçeklikten kopmuş durumda. Sahayla veya teşkilatlarla AKP yönetimi genel merkezi arasında büyük bir uçurum var. Genel merkezin içerisinde de kamplaşmalar, gruplaşmalar var. Genel merkezle saray arasında da önemli bir ayrışma söz konusu. Sarayın içerisinde de Erdoğan sonrası için örtülü açık kamplaşmalar, öbekleşmeler, gruplaşmalar ve birtakım hazırlıklar var. Ve bu hazırlıkları aslında AKP yönetimi içerisinde birtakım güç devşirerek, onların da desteğini alarak kendi gücünü teksif etmeye çalışan yapılar var. Fakat Erdoğan görevinin başında olduğu sürece “ölene kadar ben bu süreci devam ettireceğim. Ölene kadar milletimizin hizmetindeyiz. Allah kısmet ederse ölünceye kadar bu işte varız” dediği sürece hiç kimse açıktan biz buradayız diyemez. Çünkü AKP içerisinde bir demokrasi yok. Yani böyle bir demokratik kültür yok zaten. Orada tamamen biat kültürüyle çalışan bir yapı var. Ama kapalı kapılar ardında ellerini ovuşturanlar, hazırlık yapanlar, güç devşirmeye çalışanlar var. Erdoğan da bunları okuyup zaman zaman onların güçlerini gerek birtakım gerekçelerle törpülüyor. Dolayısıyla bugün böyle bir gündem yok. Süleyman Soylu niye bunu söylemiş olabilir? Süleyman Soylu'ya da karşı ciddi klikler var parti içerisinde. Ona karşı olan önemli ekoller, önemli gruplar da var. Zaman zaman Süleyman Soylu ve Sayın Bahçeli'ye dönük açıklamalarla oradan kendine birtakım güç veyahut da destek almaya çalışıyor. Ama bir taraftan da Erdoğan'a mesaj vererek bu ifadeyi tırnak içerisinde söylüyorum, “bana ilişme, ben bugüne kadar geleceğim noktaya geldim, yapacağımı yaptım. Bana lütfen bulaşma. Ben her şekilde senin yanındayım." diyerek Erdoğan'a bir anlamda güzelleme yapıyor.

soylu.jpg

ASIL TARTIŞMALAR ÖNÜMÜZDEKİ SENE BAŞLAYACAK

Bunu parti içerisinde Erdoğan sonrasına hazırlık var diye yorumlamayı ben siyaseten çok gerçekçi bulmam. Önümüzdeki dönemde süreç daha da hızlanacak. Bakın şimdi zaman daralıyor. Erdoğan'ın mevcut yasalara veya anayasaya göre aday olma şansı yok. Geçtiğimiz dönemde anayasa ihlal edilerek üçüncü kez aday oldu ama o artık tartışma kapanan bir süreç ve geride kaldı. Şimdi yeni süreçte ya anayasa değişecek veyahut da DEM Parti’nin de desteğiyle Erdoğan'ın da arzu ettiği bir zaman dilimi içerisinde öne alınmış, erkene alınmış bir seçim takvimi işletilecek. Ancak bu şartlar altında Erdoğan aday olabiliyor. Parti içerisinde Erdoğan adayımızdır diye siyaset yapan bunu dile getirenler var. Bunların da aynı gerekçeyle yaptığını söyleyebilirim. Yani Erdoğan'a yaranma duygusuyla biz buradayız. Bak bir dahaki seçimlerde bizi de gör ne olur bak bir daha aday olmak için görüyorsunuz. Ne kadar da size işte yakın olmaya çalışıyoruz diye mesaj vermeye çalışan yapılar var. Ama asıl tartışmalar önümüzdeki sene başlayacak. Yani 2026'nın ortasına doğru başlayacak. Çünkü bir seçim takvimi çalışmaya başlayacak. Normal zamanda olsa bile veyahut da öne alınmış, erkene alınmış bir seçim takvimi de olsa artık 2026'nın ilkbaharında bu tartışmalar başlayacak. Erdoğan için zaman daralmaya başlayacak ve parti içerisinde kıpırdanmalar başlayacak. Ama benim bildiğim, benim tanıdığım Erdoğan bundan önce hem belediye başkanlığı döneminde hem de cumhurbaşkanı olduğunda başbakanlığı bıraktığı dönemde yaptığı hataları ki o hataların ne olduğunu kendisi kendince tecrübe ederek yaşadı, gördü. O hataları yapmayacak ve en güvendiği aile içerisinden birisine emaneti bırakmak için bir Azerbaycan gibi ya da Orta Asya Türk devletlerinde yaşanan örnekler gibi Rusya'dan biraz daha hallice bir düzen kurmaya çalışacak. İşte bunun için diyorum ben. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şey demokrasidir. Gerçek bir demokrasidir. Demokrasinin kurum ve kurallarının işlediği bir düzendir. Bir hukuk devletidir. İnsan haklarıdır. Özgürlüklerdir. Devlet mekanizmasının şeffaf ve denetlenebilir şekilde çalışabilmesidir.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Bidünya Haber | Dünya ve Türkiye Gündemine uzak kalmayın. Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑