YAŞAM

“YAZAR OLARAK HİÇ KİMSENİN NABZINA GÖRE ŞERBET VERMEM”

Çağan Irmak, Artuçkule’nin Tepegöz’ü adlı ikinci romanında salt kötü bir yaratığın zamansız macerasını anlatıyor. Milliyet Sanat’ın temmuz sayısında Ayın Söyleşisi için Asu Maro’nun konuğu olan Irmak yeni romanını tüm yönleriyle anlatırken yazarlık v

9 Temmuz 2026 Saat: 13:42
“YAZAR OLARAK HİÇ KİMSENİN NABZINA GÖRE ŞERBET VERMEM”
“YAZAR OLARAK HİÇ KİMSENİN NABZINA GÖRE ŞERBET VERMEM”

Üçüncü kitabı ve ikinci romanı Artuçkule’nin Tepegöz’ü’nü bir kaçış olarak yazdığını ifade eden Çağan Irmak, “Yazarlığımı son sınırına kadar zorlamak çok mutlu etti,” diyor ve ekliyor: “Bedenime, zihnime yapışık bir siyam ikizi oturtmak ve onların neler hissedebileceğini düşünmek için zorladım kendimi. O yüzden romanlarım aslında ekstrem hikâyeler anlatıyor. Yani hiç Çağan Irmak dünyasına ait değil gibi duruyor ikisi de. Belki de bu süreç ‘Kâbuslar Evi’ ve ‘Yaratılan’ ile başladı. Korku edebiyatını ben hep çok sevdim çocukluğumdan beri. Bunlar şimdi artık benden dışarı çıkıyor.”

 

“Mütevazı olmak istemiyorum, bu çok iyi bir kitap”

 

Başarılı sinema kariyerinin risk alma cesareti üzerindeki etkisini “Açıkçası sinema kariyerim olmasaydı hiç korkmazdım. Çünkü o zaman kaybedecek hiçbir şeyiniz yok,” sözleriyle anlatan Irmak “Ama şimdi gerçekten şunu söyleyeyim ki hani bu konuda mütevazı olmak istemiyorum; bu kitap çok iyi bir kitap. Ve ben bunun çok kolay anlaşılacağını düşünmeden yazdım,” diyerek devam ediyor.

 

“Boş ümit zaman kaybı”

 

Romanından yola çıkarak ümit üzerine de konuşan Çağan Irmak Boş ümit zaman kaybı. Ümidim var deyip hiçbir şey yapmamak bana yanlış geliyor. Bazen gerçekten o ümidi kesip atmak, yok etmek yepyeni bir ümidin doğmasına sebep olacak. O yüzden de yeni bir sürgün, geçerliliğini yitirmiş bir ümitten vazgeçmekle mümkün,” diyor.

 

“Şu anda kafamda dolanan bir senaryo yok”

 

Yazarlığı çok sevse de bunun sinemadan uzaklaştığı anlamına gelmediğini ifade eden Irmak, “Ama benim istediğim sinemanın çok fazla seyircisi kalmadı gibi geliyor bana. Belli bir yaş üzeri artık sinemaya gitmekten elini eteğini çekti. Ben de mizahı çok seviyorum, yanlış anlaşılmasın ama iş yapan filmler de ortada. Biraz daha yüzeysel bir duruma geldi iş yapan sinema. Bunun içinde çok olamayacağım gibi görünüyor ama tabii ki film yapacağım. Ama şu anda kafamda dolanan bir senaryo yok ki ben 50 senaryoyla birlikte yaşardım,” sözleriyle devam ediyor.

 

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Bidünya Haber | Dünya ve Türkiye Gündemine uzak kalmayın. Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑