SİYASET

Saray’da yeni anayasa çatlağı! Erdoğan’ın en yakınındaki isim Kurtulmuş’u uyardı

Yeni anayasayla ilgili Kurtulmuş'un "Tartışma yeri TBMM. Süreci kimsenin zehirlemesine müsaade edilmemeli" açıklamasına, Erdoğan’ın Başdanışmanı Uçum'dan cevap geldi.

13 Mayıs 2024 Saat: 09:24
Saray’da yeni anayasa çatlağı! Erdoğan’ın en yakınındaki isim Kurtulmuş’u uyardı
Saray’da yeni anayasa çatlağı! Erdoğan’ın en yakınındaki isim Kurtulmuş’u uyardı

Başkent’te yeni anayasa tartışması hızlandı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "Bu işin tartışma yeri Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Bu süreci kimsenin zehirlemesine müsaade edilmemesi lazım" sözlerine isim kullanmadan cevap verdi.

X hesabından "Yeni anayasa kanununu teklif ve kabul yetsiki münhasıran TBMM'ye aittir" başlığıyla açıklama yapan Uçum, "Yeni anayasa sürecinin fikri boyutunu ve fikri çalışmalarını sadece Meclisle sınırlamak hiç kimsenin kabul edeceği, uygun göreceği bir yaklaşım olamaz" ifadelerini kullandı.

mu1.jpg

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamaları şöyle:

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildikten sonra Meclis (bütçe kanunlarının teklifi hariç) kanun yapma tekeline sahip oldu. Yeni anayasa da elbette bir kanunla yapılacaktır.

Yeni anayasayı kanun olarak yapmak münhasıran TBMM’ye aittir. Hiç kimse, hiç bir merci TBMM’nin yeni anayasa yapma yetkisini tartışamaz, bu yetkiye ortak olamaz.

“CUMHURBAŞKANI REFERANDUMA SUNMA YETKİLERİYLE SÜRECE DAHİL OLUR”

Sadece Cumhurbaşkanı yeni anayasa kanununu Meclise geri gönderme ve/veya zorunlu yahut ihtiyari olarak referanduma sunma yetkileriyle sürece dahil olur.

Ancak sistemin böyle olması diğer devlet kuruluşlarının ve toplumun yeni anayasa konusunda görüş açıklamasına, sürece ilişkin düşüncelerini paylaşmasına, tartışmalara katılmasına engel değildir.

“TBMM FİKRİN TEKELİNE SAHİP DEĞİL”

TBMM’nin sistemdeki rolü kanun tekeline sahip olmaktır, fikrin tekeline değil.

Fikir sahibi her kurum, kuruluş, sosyal kesim, sivil toplum, demokratik siyasi mecralar tabiki fikirlerini ifade edecektir, her türlü yasama sürecine katkı yapmak isteyecektir ve katkı da yapacaktır. Bu durum vatandaş inisiyatifli demokratik bir toplum olmanın asgari gereğidir.

Yeni anayasa sürecinin fikri boyutunu ve fikri çalışmalarını sadece Meclisle sınırlamak hiç kimsenin kabul edeceği, uygun göreceği bir yaklaşım olamaz.

Diğer konu yeni anayasanın kanunlaştırılmasında ve yürürlüğe sokulmasında hangi kuralların geçerli olacağıdır. Yeni anayasanın yapılmasında mevcut anayasanın değişikliğe ilişkin hükümlerine göre hareket etmek TBMM’nin karar vereceği bir husustur ve böyle yapması da hukuksal meşruiyet açısından son derece isabetli olur.

“REFERANDUMA GİTMEDEN KABUL ETMEK ÇOK SU GÖTÜRÜR”

Mevcut anayasada, anayasa değişiklikleri 400 ve daha fazla oyla kabul edilirse zorunlu referandum yoktur, Cumhurbaşkanı ihtiyari referanduma sunabilir.

Ancak yeni anayasa kanununun 400 ve daha fazla oyla kabul edilmesi halinde referanduma sunulmadan yürürlüğe girmesine yönelik görüş çok su götürür ve sorunludur.

Burada dikkat edilmesi gereken şudur: Mevcut anayasanın; “400 veya daha fazla oyla kabulde referanduma sunmadan anayasa değişikliğini yürürlüğe koyma imkanını” yeni anayasa için de uygulayalım demek halkın doğrudan onayı olmadan yeni anayasa yapalım demektir.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Bidünya Haber | Dünya ve Türkiye Gündemine uzak kalmayın. Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑