Sinopale – Uluslararası Sinop Bienali’nin 20. yılında “Karada Akıl Yürür, Denizde Sezgi” başlığıyla düzenlenen 10. edisyonunda sergi üretim süreci devam ediyor!


İlk olarak 2006 yılında düzenlenen Sinopale – Uluslararası Sinop Bienali, yirmi yıllık tarihinin ardından 2 Eylül – 15 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek onuncu edisyonuyla önemli bir dönüm noktasına ulaşıyor. Yerel katılımı, imece temelli üretim modeli ve ulusal ve uluslararası sanatçılarla kurduğu iş birlikleri sayesinde Sinop’u, çağdaş sanatın önemli buluşma noktalarından biri hâline getiren bienal, onuncu edisyonunda da bu mirası geleceğe taşımayı hedefliyor.
12 ülkeden yaklaşık 25 sanatçının yer aldığı Sinopale 10, çağdaş sanatın ağırlıklı olarak Avrupa merkezli dolaşım ağlarına dayanan yerleşik yapısına alternatif, daha kapsayıcı ve çok merkezli bir yaklaşım benimsiyor. Avrupa’nın yanı sıra Gürcistan, Güney Kore, Kazakistan, Venezuela gibi farklı coğrafyalardan sanatçıları programına dahil eden bienalde, Gürcistan’dan Mariam Natroshvili’nin eş-küratör olarak katılımı da bu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu tercih, Sinopale’nin farklı coğrafyalar arasında yeni ilişkiler kurma ve çağdaş sanatın dolaşım kanallarını çeşitlendirme yönündeki iradesini yansıtıyor.
Üretim Sinop’ta, Sinoplularla Birlikte Devam Ediyor
Türkiye’nin en köklü çağdaş sanat bienallerinden biri olan Sinopale’nin en ayırt edici özelliklerinden bir diğeri ise, sanat üretimini sergi açılışından çok önce başlatan süreç odaklı yapısı. Hazır işlerin sergilenmesi yerine, tüm eserlerin Sinop’ta ve Sinoplularla birlikte üretildiği bienalde, üretim süreci 2 Eylül’de başladı. Uluslararası sanatçıların yerel zanaatkârlar, topluluklar ve gönüllülerle birlikte çalışacağı ortak üretim sürecinin ürünü olan ana sergi ise 25 Eylül’de açılacak.
Sinopale 10’da Neler Var?
Sinopale 10’un, Sinoplu bir balıkçının sözünden ilham alan “Karada Akıl Yürür, Denizde Sezgi” başlığı, günümüzün belirsizliklerle dolu dünyasında bilgi üretmenin, karar vermenin ve birlikte yaşamanın farklı yollarını düşünmeye davet ediyor.
Sinop’un denizle kurduğu tarihsel ilişki, bienalin çıkış noktalarından birini oluşturuyor. Karadeniz'in güvenli limanlarından biri olarak bilinen Sinop’ta yaklaşan bir fırtına, çoğu zaman, önce denizin ve balıkçıların davranışlarında kendini gösterir. Teknelerin limana sığınmaya başlaması, değişen koşulların habercisidir. Sinopale 10 bu gözlemden hareketle, belirsizlik dönemlerinde dayanışmanın, birlikte üretmenin ve yerel bilgi biçimlerinin önemine dikkat çekiyor. İmece anlayışını merkezine alan Sinopale 10 aynı zamanda, izleyiciyi sanat üretiminin kimler tarafından, hangi bilgi ve deneyimlerle şekillendiğini yeniden düşünmeye çağırıyor.
Sergi ve Etkinlikler Kentin Farklı Noktalarına Yayılacak
Sinopale 10’un ana sergisi Sinop Askeri Gazino Binası’nda izleyiciyle buluşurken bienal süresince sergiye paralel olarak düzenlenen performanslar, film gösterimleri, atölye çalışmaları ve kamusal etkinlikler ise başta HalSinop Buluşma Merkezi, Sinop Sabahattin Ali Kültür Merkezi ve Sinop Mimarlar OdasıBinası olmak üzere kentin farklı noktalarına yayılacak.
Bienal, paralel etkinlikler kapsamında Avusturya merkezli Klima BiennaleWien ve Brunnenpassageile geliştirilen ve Sinop ile Avrupa’daki kültür kurumları arasında kamusal çıktılara dayalı sanatsal üretim ve değişim süreçlerini güçlendirmeyi hedefleyen uluslararası bir işbirliği projesine de ev sahipliği yapacak.